Sakarya BAM 1. H.D. 2019/1163 E. 2020/1

21-10-2021

Özeti: Talep; yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Vefat edenin mirasının vasisi tarafından süresi içerisinde dava açılıp kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin beyanda bulunduğu açıktır. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddeleri gereğince murisin mirasının kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespitine, yine muristen sonra vefat eden mirasçının intikal eden miras payının reddedildiğinin tespitine dair karar verildiği görülmektedir. Dosyada taraf olmayan, murisin alacaklısı olduğunu belirten talep edenin yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi ile dosya davacılarının muris bakımından mirası reddetme yasal haklarının bulunmadığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Talep edenin dilekçesinde ve istinaf talebinde ileri sürdüğü iddiaların hiç birisinin Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ilgili maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden olmadığı, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, talep eden vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmektedir.

Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin …. Esas - … Karar sayılı kararına karşı İstinaf Kanun yoluna başvurulmakla yapılan inceleme sonucunda;

TARAFLARIN İDDİA ve SAVUNMALARININ ÖZETİ:

Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan vekili 27/05/2019 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkilinin ölen .....'den alacaklı olduğunu, buna dair Kocaeli 3.İcra Müdürlüğünün 2016/11278 esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi devam ederken murisin vefat ettiğini, Kocaeli Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/960 E sayılı dosyasında açılan davada miras bırakan ..... ve .....'den intikal eden miras payı bakımından ..... hakkında davacılar bakımından mirasın gerçek reddi yönünde karar verildiğini, ancak .....'in 09/02/2018 tarihinde vefat ettiğini, 17/04/2018 tarihinde veraset ilamı alındıktan sonra Başiskele Tapu Sicil Müdürlüğünün 21/05/2018 tarihli işlemi ile tapuda devir ve intikal işlemlerinin yapıldığını, bu bakımından mirasçıların ..... bakımından mirasın reddi haklarının kalmadığını belirterek yargılamanın yenilenmesi suretiyle kararın kaldırılmasına ve red yönünde karar verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Yargılamanın yenilenmesi davasında davacılar vekili 24/06/2019 tarihli dilekçesinde özetle; miras bırakan .....'den müvekkillerine intikal edecek olan mirasla ve .....'den diğer mirasbırakan .....'e intikal edecek mirasın reddi için Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/960 esas sayılı dosyasıyla mirasın reddi davası açıldığını ve müvekkilleri yönünden mirasın reddi kararı verildiğini, söz konusu kararın kesinleştiğini, bu karara davacı tarafça itiraz edildiğini, davacının bu itirazının haksız ve dayanaksız olup reddedilmesinin gerektiğini, 4721 Sayılı Yasa'nın 610/2 maddesinin davada dayanak yapılamayacağını, çünkü müvekkillerinin miras bırakan ..... yönünden sadece .....'den .....'e intikal edecek mirası reddettiklerini, yoksa .....'dan kalacak tüm mirası reddetmediklerini, mirasçılardan .....'in 09/02/2018 tarihinde vefat ettiğini, ..... yönünden mirasın reddi süresinin 09/05/2018 tarihinde dolduğunu, .....'dan müvekkillerine intikal eden taşınmazın devir işleminin 21/05/2018 tarihli olduğunu, yani mirasın reddi davası açma süresi dolduğu tarihten sonra olduğunu, haksız ve dayanıksız açılan davanın reddini talep ettiklerini belirtmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda; talebin reddine dair karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:

Yargılamanın yenilenmesini talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesin 06/12/2018 tarih, 2018/960 E. Ve 2018/2019 K. Sayılı ilamı ile ilamın 1 nolu bendinde vefat eden ..... bakımından tüm mirasın reddedildiğini, 2 nolu bendinde ise .....'den sonra vefat eden ve .....'in mirasını reddetmeyen ..... bakımından ise sadece .....den kalan borç bakımından mirasın reddedildiğinin tespitine karar verildiğini, yani .....'den kalan miras bakımından mirasın borç kısmının (.....'in mirası) reddedilerek .....'in borçsuz olan mirasının kabul edildiğini, bu tür bir kararın verilmesinin mümkün olmadığını, Medeni Kanun md. 609/2 gereği mirasın reddinin kayıtsız ve şartsız olması gerektiğini, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/960 e. Ve 2018/2019 K. Sayılı ilamı ile ilgili yargılama devam ederken .....'in 17/04/2018 tarihinde 3373 Yevmiye numarası ile Kocaeli 1. Noterliğinden veraset ilamının alındığını, bir gün sonra yani 18.4.2018 tarihinde mirasın gerçek reddi için dava açıldığını, 21/05/2019 tarihinde ise 5309 yevmiye numarası ile Kocaeli ili Başiskele ilçesi Başiskele tapu sicili müdürlüğünde vefat eden .....'in mal varlığının intikal yolu ile mirasçılar arasında bölüşüldüğünü, aynı taşınmazda kat irtifakı kurulduğunu ve bu taşınmaz hakkında tasarruf işlemi de yapıldığını, .....'in Kocaeli 3. İcra Müdürlüğünün 2016/11278 e. sayılı dosyasında borçlu olarak kayıtlı olduğunu, Yerel Mahkemenin 2018/960 e. Sayılı dosyasında tarafların tasarruf işlemini en azından bir müzekkere ile araştırması gerektiğini ve bunu gördüğünden mirasın gerçek reddi talebini reddetmesi gerektiğini, Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/960 e. Sayılı dosyasına müracaat ederek 23/05/2019 tarihli dilekçeleri ile verilen kararın yerinde olmadığını, karardan dönülmesini talep ettiklerini ancak mahkemenin yeni bir esastan yeni bir dava olarak kabul etmesi üzerine yeni esas üzerinden harç ödenerek 2019/629 e sayılı dosya olarak kayıt alıp yargılamaya devam olunduğunu, çekişmesiz yargıda (6100 sayılı HMK md. 382 Vd) tarafın değil "ilgilinin söz konusu" olduğunu, ilgili herkesin istinaf ve dolayısı ile yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunma hakkı olduğunu, 6100 Sayılı HMK md. 387 gereği "Çekişmesiz yargı işlerinde verilen kararlara karşı hukuki yararı bulunan ilgililer, özel kanuni düzenlemeler saklı kalmak kaydıyla, kararın öğrenilmesinden itibaren iki hafta içinde, bu Kanun hükümleri dairesinde istinaf yoluna başvurabilirler." hükmünü içerdiğini, dolayısı ile çekişmesiz yargı düzenlemesine ilişkin hükümler gereği ilgili ve dolayısı ile taraf sıfatları bulunduğunu, ayrıca 6100 sayılı HMK md. 375/ç düzenlemesine göre: "Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması." olduğunu, davalıların mirasın gerçek reddi aşamasında gizlice tasarrufta bulunduklarını ve bunu mahkemeden gizlediklerini, yerel mahkemenin mirasın gerçek reddi aşamasında Tapu sicil müdürlüğü ile diğer kurumlara müzekkere yazması gerektiğini belirterek yerel mahkemenin usul ve yasaya aykırı olan kararının kaldırılarak yasaya uygun karar verilmesi ve mahkemenin mirasın gerçek reddi yönündeki kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE:

Talep; yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 06/12/2018 tarih, 2018/906 E. 2018/2019 K. sayılı kararı ile, 22/01/2018 tarihinde vefat eden .....'in mirasının yasal mirasçısı olan ....., ....., ....., ....., ..... (vasisi ..... tarafından süresi içerisinde dava açılıp kayıtsız şartsız reddettiğine ilişkin beyanda bulunduğundan TMK'nun 605-606. maddeleri gereğince murisin mirasının kayıtsız ve şartsız reddedildiğinin tespitine, yine muris .....'den sonra vefat eden mirasçı .....'in de .....den intikal eden miras payının ....., ....., ....., ..... ve ..... (vasisi ..... davacılar tarafından reddedildiğinin tespitine dair karar verildiği, anılan kararın 08/01/2019 tarihinde kesinleştiği, anılan dosyada taraf olmayan, muris ..... alacaklısı olduğunu belirten talep edenin Kocaeli 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/906 E sayılı dosyasında yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesi ile, dosya davacılarının muris ..... bakımından mirası reddetme yasal haklarının bulunmadığını belirterek yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır.

HMK'nun yargılamanın iadesi sebepleri başlıklı 375. maddesinde "(1) aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir:

a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması.

b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması.

c) Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması.

ç) Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması.

d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması.

e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması.

f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması.

g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması.

ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması.

h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması.

ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması.

i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması.

(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." düzenlemesine yer verilmiştir.

Talep edenin dilekçesinde ve istinaf talebinde ileri sürdüğü iddiaların hiç birisinin HMK'nun 375. maddesinde belirtilen yargılamanın yenilenmesi nedenlerinden olmadığı, davacının yargılamanın yenilenmesi isteminin yasal şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, talep eden vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir.

HÜKÜM: Ayrıntısı yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunan vekilinin istinaf nedenleri yönünden mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2-)Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-)Talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-)Kararın HMK'nın 301. Maddesi uyarınca dairemizce resen taraflara tebliğine,

Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nın 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere OY BİRLİĞİ ile karar verildi. 02/01/2020

Öne Çıkanlar